Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
Gel sevdiğim... ancak sen kandırabilirsin ellerimi... gel de ikna et yokluğuna kalbimi... yüzünün kıblesine öyle dönmüş ki yüreğim... madem gideceksin... yarım bırakma beni, alıştır sensizliğine de ... öyle git(me) sevdiğim...
"Gözler değil sözler değil; Söylenmeyendir yaralayan... Kuru dalda kalan son yaprak gibi bekledim..."
Yalnızlığımın elinde, öylece ve sadece seni bekliyorum...Çaresizim... Sadece gözyaşlarım var tutamadığım artık, neye ağladığımı dahi bilmiyorum...
Oturduğum bu soğuk duvarın dibinde oyuna alınmayan çocuklar gibiyim...Ağlamayı gururuna yediremeyip, hani yüzünü yüreğine gömen, gözyaşlarının yalnız yüreğini yeşerttiği...
Her adım sesi seninkine benziyor, siliyorum çabucak ellerimle gözlerimi, yüzüme hep eskiden kalma bir tebbessüm takıyorum...Gelen sen değilsin...dağılıyor, patlıyor gülüşüm şakaklarımda...
Kuru dalda kalan son yaprak gibi bekliyorum düşmeyi... Ya o güzel ellerine...Ya da kaderime...
Bu belirsizlik kör ediyor insanı biliyor musun... İnsanın içinde bitmek tükenmek bilmeyen bir huzur isteği, gücüm yok artık...
"Geldiğindeyse mevsim kıştı, Kuru bir soğuktu bahar... Paptyaları soldurdun sen..."
Korkuyorum geldiğinde çoktan aklımı kaybetmiş olmaktan... Ya çoktan düşmüş olursa bedenim, solmuş papatyalar üstüne serilmişse... şimdi "kuru bir soğuk bahar"...aslında bizim öbür sevgilimiz olan... uykularımı sürgüne gönderdim sevgilim kurtarabilir misin onları...?
"Gittikçe uzaklaşıyor gözlerin gözlerimden... Ya bu gözler senin değil ya bu dünya yalan... Kimin gözleri bu gök ırmaklardan boşalan... Beni ağlattın sen..."
Görmedim gözlerini kaç zaman oldu...Sözlerin, gözlerinin düşmanlığına şahit olmuşken dayanamzdım ki onlara bakmaya...Oysa ilk hor görülüşü değil bu akıttığım yaşların...
İçimde alev alev yanan gözlerinle,unuttu dese dilim yalan..!
"Yurtsuz bir gemisin açık denizlerde biliyorum zor... İnsanlar soruyor seni benden ağırıma gidiyor... Hangi denizlerdeysen söyle kalbim oraya liman... Bir ırmağı kuruttun sen..."
Acaba bir gün bilecek misin...Seni ardımda bırakıp gitmek zorunda olduğum o gün dudaklarımı kanatırcasına ısırdığımı...
O günden beri kimsenin yüzüne bakarak konuşamadığımı, son görüntün,o benim olan yüzün, beynimden hiç silinmesin diye...
Hala "gözkapaklarımın içindesin" sevgilim...
"avuçlarımda hala sıcaklığın var..." Ve hemen yanında duran tırnak izlerim...Ayrılık gecesinden...
.Prawdziwy przyjaciel jest jak węzeł, który łączy lecz nie zniewala. Jest jak lekki powiew wiatru, który uspokaja, lecz nie usypia. Jest jak wzrok, który śledzi lecz nie osądza. Jest jak ręka, która pilnuje lecz nie ciągnie na siłę. Jest jak Anioł, który chroni lecz nie podporządkowuje. Jest jak Matka, która kocha lecz bezinteresownie. Jest jak serce, które kocha lecz nie zmusza do miłości.
bir ömür anlatılabilir bir şiirde.. vaya belirsizlikler gitmelerin ardından agıtlar yakılır susmalar belirir satır aralarında..
hersey anlatılabilir üç beş satırda yaşama dair herseye anlam yüklenebilir veya yazılabilir,mucizeler,güzellikler,ardı ardına gizlenir dizelerin sessizlğinde..
hersey anlatılabilir bir şiirde kısa yasam öyküleri,beklentiler sevmelerden yana yani kısaca akla gelen ne varsa anlatılabilir şiirlerde betimlemelerden yararlanılır kah dogadan destek alınır kah mucizelerden..
şimdi ne anlatabilirki seni?? nasıl tanımlamalı gözlerindeki gizemi mercan mavisimi demeli ? okyanus yeşilimi ? yoksa,yoksa gecenin o simsiyah perdesimi? nasıl anlamlandırılırki? bir çift gözdeki yaşam büyüsü..
ne zaman yazmaya yeltensem gülüşün takılır bakıslarıma, masmavi gözlerinde anlamlar dizili sırdır mucizeler gülüşlerinde gülerken sen güller açar gülerken sen mevsim coşar sonra ben şair olurum,kalem bir olur yazılmış ne varsa güzelliğine dair hepsini alırda koynuma, ben şair olurum anlatmaya calısırım,gözlerindeki gizemi..
sen gülersin olur olmaz sancılar kaplar bedenimi sen gülersin ben şair olurum gözlerinde susuz kalırım bakıslarında mutlulugu yudumlarım hasret olur gözkapakların ve her saniye birdaha ölür birdaha dirilirim..
bir şiir çaldım gözlerinden sevmeyi , hayatı anlatan, zifri karanlıgımda bir tutam aşk olan bir şiir caldım gözlerinden yeniden doğmak için yeniden küllerimden..
gözler ki,sende birer parcası ilah'ın gözler ki, seni en katı zülmun silahın vur o şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin sen öldürürkende gülerkende yakısıklısın..
şimdi ne anlatabilirki seni ? susuşun mermi,gülüşün gizemli, olmadı gitmelerin sitemi şimdi ne anlatabilirki seni? iyisimi ? baştan ayağa sen demeli.. sen.... sen....sen.... yinede sen.... illede sen......
şimdi ne anlatabilirki seni? bir yanda geçmişim,bir yanda güz mevsimi
sen kapatma gözlerini kapatırsan eger maviler hayata küser..
♥ Rüzgarın kemanını çaldığı,damlaların cama vurduğu bir pencerede yatağına uzanıpta keşke dediğin tüm güzellikler gerçek olsun. ARKADAŞIM mutlu hafta sonları dilerim.♥